Hakkımızda
E-Bülten sistemimize üye olarak, tüm güncel duyurulardan ve yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.
ERİŞİLEBİLİR KONUT ALMAK HERKESİN HAYALİ !
27.12.2016
ERİŞİLEBİLİR KONUT ALMAK HERKESİN HAYALİ !

Adem Kuyumcu ile 7 soruda HERKESİN HAYALİ ERİŞİLEBİLİR KONUT hakkında konuştuk.

Soru 1. Engellilerinde yaşayabileceği konut üretmek için neler yapılmasını planlıyorsunuz?

Adem Kuyumcu : Erişilebilir konut, Tekerlekli ve Akülü Sandalye kullanıcıları, Baston kullanıcıları, Çocuklu aileler, Yürüteç Kullananlar, İşitme engelliler, Görme engelliler ve yaşlılar ile aileleri için yani herkes için rahat ve huzurlu yaşam demektir.

Erişilebilirlikte Kentin tamamı, Sosyo kültürel mimari çevre, peyzaj alanları, okullar, iş yerlerinin bütün olarak erişilebilir olmasından bahsetmemiz gerekiyor. Öncelikle konuya bakış açısı değişmeli, maalesef toplumu oluşturan her bir insan engellilere acınacak,zavallılar olarak baktığı için ürün ve hizmet üretimi yapmıyor. Çünkü medya organları engellilerle ilgili hep maddi sorunlu kişiler, acınacak kişiler olarak yayın yapıyorlar. Oysa gerçek verimiz gayet net, ülkemizde yaklaşık 9 milyon engelli vatandaşın 1.700.000 ‘i fakir olduğunu ispatlayarak devletten maddi yardım almaktadır. Yani 7 milyon engelli ve ailesi zavallı değil toplumun diğer birey ve aileleri ile aynı seviyededir. Çok zengini, zengini, orta gelir üzeri, orta gelirli olanı vardır. İnşaat sektöründe patronlar ve sektöre hizmet eden mimar ve mühendisler bilgilerini bu şekilde düzelterek bakış açılarını değiştirmelidirler.

Konuya sadece Engelliler için konut diye bakarsak içinde ayrımcılık ve lütuf ediliyor iması oluşur ve üretim gereksiz görülüyor. Oysa erişilebilirlik herkes için gerekiyor. Kimse engelli olmasın adayı da olmasın ancak herkes erken ölmezse yaşlanacak ve yaşlılıkta da erişilebilirliğe ihtiyaç var.

İnşaat sektörünün şunu görmesi gerekiyor herkes için erişilebilir ulaşılabilir konutlar yaparlarsa bu konutları alacak olanlar;                                                                                                                                                              

a)  Nüfusun %5 ni oluşturan 75 yaşın üstündeki 4 milyon yaşlılar ve gelecekte de yaşlanacaklar,

b ) Nüfusun %12.30 nu oluşturan 9 milyon çeşitli sınıflarda engelli, aileleri ile 30 milyon kişi ve engelli olacaklar

c ) Her yıl doğan 1 milyon 300 bin bebek ve ailesi,bu verilerden de anlaşılacağı gibi erişilebilir ve ulaşılabilir konut herkese gereklidir. Bugün yapılan konutlar aslında sorunludur. Hiçbir engeli olmayan, sağlık sorunu olmayan, yaşlanmayacak olan kişiler için yapılmaktadır.

Biz sosyal medyada ve el ilanlı kampanyalar yapıyoruz bunlardan biri  “ ENGEL YARATAN KONUT ALMAYIN” ,  OTOPARKI OLMAYAN KONUT ALMAYIN, ARAÇLARINIZI YAYA YOLUNA KOYARAK ENGELLİLERİN, YAŞLILARIN VE ÇOCUK ARABALI AİLELERİN HAYATINA  ENGEL OLMAYIN” diyoruz. Otoparkı yada erişilebilir olmayan konutların değerini düşürecek kampanyalarımız artarak devam edecek. Otoparkı ve diğer erişilebilirlik standardı olan konutların da satışı için ücretsiz reklamını yapacağız. Erişilebilirlikle ilgili kanun ve standartları uygulama zorunluluğu olduğu için teşvikten bahsedemiyoruz. Mecburen bakış açısını algısını ve sosyal sorumluluğunu vurgulayarak yol almamız gerekiyor.

 Soru 2. Engelliler konut alırken hangi sorunlarla karşılaşıyor, neler yapılabilir?

Adem Kuyumcu : Türkiye’de engelliler için uygun konut maalesef konut alamıyor. Konut olarak alınanlar rahat ve huzurlu bir yaşamı sağlamıyor. Bence Türkiye de üretilen konutlar hiç kimse için uygun değil. Çünkü konutlarda erişilebilirlik ulaşılabilirlik yok. Konut alırken öncelikle şu konulara bakıyoruz ;

a)    Bir engellinin konut alabilmesi için öncelikle kendini satıcıya kabul ettirmek gibi bir zorluğu vardır. İnşaat firmlarının satıcıları engellilere konut satmak istemiyorlar. Bu yanlış zihniyetlerinin kaynağı da engelliler olursa başkaları konut almaz zihniyetidir ve tamamen yanlıştır.

b)    Otopark’a bakıyoruz maalesef uygun değil. Otopark var konuta ulaşım yok. Otopark var konuta ulaşım için asansör uygun değil. Asansöre ulaşımdan önce çoklukla merdiven var.

c)     Bina girişine düzmü diye bakıyoruz, merdiven ve uygun rampaya bakıyoruz. Olması gereken rampa eğimi %6, yapılanların eğitimi ise hayati tehlike oluşturacak kadar yanlış. Rampanın genişliği minimum 120 cm olması gerekiyor, tutunma barı gerekiyor bunların hiç biri yok ya da yanlış.

d)    Girişten asansöre ulaşıma bakıyoruz, maalesef asansörler uygun olmuyor. Asansörler küçük, kapılar dar, görme ve işitme engelliler için gerekenler yapılmamış, yani asansör tehlike yaratıyor. Toki konutlarının çoğunda asansöre ulaşmak için 9 basamak çıkmak ya da inmek gerekiyor.

e)    Konut katına çıkmayı başarırsak giriş kapısına ve iç kapılara bakıyoruz. Giriş kapısının minimum 90 cm olması gerekiyor ama değil. İç kapılar da çok dar ve genellikle hem içte hem de dış kapıda eşik var.

f)     Mutfak ve banyonun kullanımına bakıyoruz maalesef hiç biri uygun değil.

Yapılması gerekenlerle ilgili önerim ; İnşaat firmalarının çoğu inşaata başlamadan konutları satışa sunuyorlar, bu aşamada “konutlarında erişilebilirlik düzenlemesi isteyenler için mimari düzenlemeleri ücretsiz yapıyoruz” duyurusu yapmaları talebi arttıracaktır. Bu noktada otopark, ana girişler, asansörler, kapılar herkesin kullanımına uygun standartlar da yapılacağını varsayarak, konut içinde de minik mimari değişiklikler konutu engelsiz erişilebilir hale getirecektir. Konut satışını arttıracak ve herkes rahat, huzurlu ve konforlu yaşayabilecektir.

Soru 3. Kentsel dönüşüm, erişilebilirlik için bir fırsat olabilir mi?

Adem Kuyumcu : Kentsel dönüşüm çok çok önemli bir fırsattır. Bunu ilgili bakanlıklara defalarca bildirdik, talep ettik. Ancak kentsel dönüşümdeki en önemli müteahhit olan TOKİ bile erişilebilirlik standartlarına uymuyor. Fikirtepe bölgesinde yapılan konutları inceledik ve erişilebilirlik standartlarını tam olarak uygulayan yok. Sadece ruhsat almak için zorunlu oldukları mimari düzenlemeleri yap MIŞ gibi yapıyorlar.

İyi sonuç almak için mimarların ve İnşaat firmalarının konuyla ilgili alanda saha çalışması yapan ve talepleri bilen danışman bulundurmaları gerekiyor. İnşaatları tasarlayan mimarların herkes için tasarım ilkesine göre mimari tasarım yapmaları gerekiyor. Denetleyenlerin erişilebilirlik konusunda kesinlikle taviz verme me leri gerekiyor. Türkiye de belediyelerin örtülü ödeneklerini müteahhitlerden karşıladıklarını bunun içinde inşaatlarda kanunsuzluğa göz yumduklarını biliyoruz ve bunu söylemeliyiz ki bu yanlış sistemi değiştirebilelim.

 Soru 4. İnşaat sektörü/ mimarlar/ engelliler erişilebilir konut anlayışı nedir?

Adem Kuyumcu :  İnşaat sektörü ve mimarlar erişilebilir konut dendiğinde gereksiz ekstra iş, maliyet ve sorun algılıyor. Bu algıyı değiştirmenin yolunu yukarda anlattım tek çıkış yolumuz konuyu zavallı engellilere konut yapımı olarak görme yanlışını bırakıp erişilebilir konut herkese lazım banada lazım olacak düşüncesiyle hareket etmeleri lazım.  

Kullanıcılar ise giriş kapısından başlayarak,  asansörü, otoparkı ve konut içini başka birinin yardımı olmadan özgürce rahat ve güven içinde kullanabileceği konut olarak algılıyor ve talep ediyor. 

Sektör de Engelsiz erişilebilir konut üretimini sorunlu görmekle birlikte satılamaz olarak görüyor. Sektörde çalışan insanların engellilerle ilgili algıları yanlış olduğu için hizmet ve sunumları da yanlış oluyor. Engelliler ve ailelerine nasıl davranacaklarını dahi bilmiyorlar. Taleplerinin ne olacağını bilmiyorlar bunları bilmedikleri içinde konunun dışında kalmak istiyorlar. İnsanlar bilmedikleri şeylerden korkarlar ve uzak durular. Bu konuda bizler iletişim, davranış ve talepler konusunda eğitimler verip sonrasında da danışmanlık yaparak bakış açılarını değiştirmeye çalışıyoruz. 

Soru 5. Mimarlar neden tasarımda erişilebilirlik standartlarına uymuyor?

Adem Kuyumcu :  İmar yönetmeliğinde engelsiz erişilebilirlikle ilgili bir çok madde olmasına rağmen mimarlarda uymuyorlar yada sadece ruhsat alabilmek için uyuyormuş gibi görünüyor. Buna örnek otoparklardır. Otoparkları yanlış çiziyorlar, yan yana otoparklardan tekerlekli sandalyeli birinin nasıl ineceğini bile düşünmüyorlar. İnme mesafesi zorunlu olmasına rağmen tasarıma koymuyorlar. Zorunluluk hissetmiyor olmalarının sebebi konunun yeterince denetlenmeyecek olduğunu biliyorlar yada rüşvet çarkı ile çözüleceğini biliyorlar. Erişilebilir olmasa da projelerinin onaylanacağını biliyorlar.

Soru 6. Mesleki eğitimlerde erişilebilir konut tasarımı ele alınıyormu?

Adem Kuyumcu :  Burası işin kilit noktasıdır. Öncelikle birkaç örnek vermek istiyorum, birçok üniversitede seminerler ve konferanslarla engelsiz erişilebilir mimari düzenlemelerle ilgili uluslar arası ve TSE standartlarını anlatıyorum. Mimari uygulamalarda yanlış ve doğru örnekleri gösteriyorum. Engelsiz turizm konusunda da mimari uygulamaları ve doğru davranış ve iletişimi anlatıyorum. Yanlış ve doğru tasarımları gösteriyorum. Öğrencilere engelsiz erişilebilir yaya yolu, okul, tuvalet, konut, sosyal tesis, turizm tesisi gibi yerler tasarlamalarını istiyorum. Tasarlıyorlar ancak maalesef bölüm hocaları erişilebilirlikle ilgili olanları “bunlar gereksiz niye çizdin” deyip çocukların şevkini kırıyorlar. Maalesef öğretmenlerimizin birçoğunun tavrı engel yaratıyor. Engelsiz erişilebilir mimari konusunda eğitimcilerin yeterince duyarlı olmaması önemli engeldir. Doğru eğitmediğimiz öğrencilerden doğru çalışmalar bekleyemeyiz bu nedenle öncelikle eğitim sistemi içindeki mimarlar konuyu özümsemelidirler.

MİMARLARIN HERKES İÇİN ERİŞİLEBİLİR TASARIM YEMİNİ OLMALIDIR !

Mimar doğru çizerse, mühendis doğru uygularsa, belediye doğru denetlerse engelsiz erişilebilirlik konusunda doğru yol alırız. Mimarlara neden erişilebilirliğe dikkat etmiyorsunuz diye sorduğumda “bana parayı müteahhit ödüyor onun istediğini çizmek zorundayım” diyor. Bende bu söyleme karşı “o halde mimarlık fakültelerini kapatalım mı, müteahhit daha çok para kazanmak için kafasına göre bina yapsın mı, mimarlara gerek yok mu, mimarlık eğitimi varsa müteahhidin istediğini neden çiziyor diyorum”. Mimarların parayı verenin istediğini çizerim aksi halde aç kalırım zihniyeti değişmelidir.

Mimarlar odası herkes için erişilebilir tasarıma uygun olmayan projelere onay vermemelidir. Erişilebilirlik standardına uymayan mimarların ruhsatını iptal etmelidir. Bu yaptırımlar ciddi ve ağır görünebilir ancak çözüm için başka çare kalmadığı görülmektedir. Kanunlar ve standartlar varsa ve uygulanmıyorsa konu bireylerin keyfiyetine kalmış demektir. Keyfiyeti kamu yararına dönüştürmenin yolu bireysel cezalardır. 

Soru 7. Erişilebilir/Engelsiz mimari ile ilgili mevcut yasalar neden uygulanmıyor? Denetim mekanizması yetersiz mi, nasıl işler hale getirebilir?   

Adem Kuyumcu : Erişilebilir konut tek başına özgürlük sağlamaz. Erişilebilirlikte Kentin tamamı, Sosyo kültürel mimari çevre, peyzaj alanları, okullar, iş yerlerinin bütün olarak erişilebilir olmasından bahsetmemiz gerekiyor.  Erişilebilir konut tek başına özgürlük sağlamaz. Erişilebilirlikte Kentin tamamı, Sosyo kültürel mimari çevre, peyzaj alanları, okullar, iş yerlerinin bütün olarak erişilebilir olmasından bahsetmemiz gerekiyor.  Tekerlekli ve Akülü Sandalye kullanıcıları, Baston kullanıcıları, Çocuk arabası sürenler, Yürüteç Kullananlar, İşitme engelliler,Görme engelliler, Zihinsel engelliler, Koli ve valiz taşıyanlar, yaşlılar için herkes için erişilebilir mimari zorunludur.

07.07.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5378 sayılı Engelliler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici ikinci maddesinde; kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları  ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlüler için erişilebilir duruma getirilmesi hususu bulunmaktadır. Belediyelerden ruhsat alan işyerleri de kamunun kullanımına açık umumi yapı olduğundan bu kullanımlara engellilerin erişebilirliğinin sağlanması yasal bir zorunluluktur ve yerel yönetimler bu konuda sorumlu idarelerdir. Ayrıca 14.07.2005 tarih ve 2005/9207 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmeliğin “Ortak Hükümler” başlıklı “İşyerlerinde aranacak Şartlar” bölümünün 5. maddesinin (j) bendinde, “Engellilerin işyerine giriş ve çıkışları için gereken kolaylaştırıcı tedbirlerin alınmış olması” şartı getirilmiştir.

Ayrıca 2004 ve 2005 yılında çıkan 5216 ve 5393 sayılı Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler kanununda Engellilerle ilgili yapılması gerekenler belirlenmiştir.

İmar kanunun Türk Standartları Enstitüsü standartlarının, engellilerin ulaşabilirliği ile doğrudan ilgili olan 3 maddesi;

TS 9111 ; Engelli İnsanların İkamet Edeceği Binaların Düzenlenmesi

TS 12576 ; Şehir İçi Yollar, Engelli ve Yaşlılar İçin Sokak, Cadde, Meydan ve Yollarda Yapısal Önlemlerin Tasarımı

TS 12460 ; Şehir İçi Yollar, Raylı Taşıma Sistemleri Engellilerin ve Yaşlılar İçin Tesislerde Tasarım kurallarıdır.

Kanun çıktıktan sonraki tüm yapıların herkes için erişilebilir olması zorunluluğu ile birlikte eski yapıların erişilebilir hale getirilmesi için de 7 yıl süre de verdi. Süre Temmuz 2012 de dolunca 1 artı 2 yıl daha uzatıldı. Uzatmaya dayanak olarak da Valiliklerde kurulacak erişilebilirlik izleme ve denetleme komisyonlarının şikayetleri incelemesi ve para cezası kesileceği ve bu şekilde yapılacağı söylendi. Maalesef erişilebilirlik komisyonlarına 5370 şikayet oldu ancak sadece bizim baskılarımızla 1 yada 2 sine cezai işlem uygulandı ancak onlara da ceza kesilmesi. Cezalar kesilmiyor çünkü cezayı kesmesi için oluşturulan komisyonlarda da ERİŞİLEBİLİRLİĞİ UYGULAMASI GEREKİRKEN KANUNLARI VE TSE STANDARTLARINI YOK SAYAN MEMURLAR VAR. Kimse kendine ya da çalışma arkadaşına veya kurumuna ceza kesmek istemiyor. Türkiye de erişilebilirlik konusunda kanunun verdiği uzatma süresinin de dolması ile birlikte Temmuz 2015 ten buyana Ankara, İzmir, İstanbul, Isparta, Balıkesir, Bursa ve daha birçok il ve ilçede Belediye başkanları, İmar Müdürleri, Fen işleri Müdürleri, Park bahçeler müdürleri, Ulaşım, Zabıta ve Ruhsat müdürlerine inşaat, imalat, uygulama, denetim ve ruhsatlandırma da Erişilebilirlik kanununa göre davranmayıp yanlış uygulamalar yaparak GÖREVLERİNİ İHMAL ETTİKLERİ VE KAMUNUN PARASINI YANLIŞ KULLANDIKLARI için suç duyurularında bulunduk. Savcılar çalıştılar soruşturma istediler ancak Memur kanunu nedeniyle Mahalli idareler genel müdürlüğü soruşturulmalarına izin vermedi.

Milletin ödediği vergiler ve diğer ödemelerle maaşlarını alan kişilere millet zarar görmesine rağmen dokunamıyor. Belediyeler yaptıkları savunmada erişilebilirliğin çok geniş kapsamlı olduğunu ve mümkün olamadığını bu konuda kurulan erişilebilirlik izleme ve denetleme komisyonlarının daha aktif çalışması gerektiğini söylediler. Çok daha kötüsü “ suç duyurusu yapanlar bireysel zarar görmemişlerdir” dediler. Yani insanların önce zarar görmelerini bekliyorlar.

Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği olarak davaları takip etmeye devam ediyoruz. İlgili bakanlıklarla sürekli bilgi paylaşımı yapıyoruz. Bakanlıklarda zor durumdalar çünkü çıkarttıkları kanun ve standartları uygulatamıyorlar. Maalesef traji komik bir duruma geldik. Öte yandan iyi örnek olarak İstanbul Büyükşehir belediyesi ve Beylikdüzü belediyesi çalışmalarını da gösterebiliyoruz.

Bu konuda uzmanlaşmış sivil toplum kuruluşları olarak bizlere denetim yetkisi verilmesini hatta ceza raporu düzenleme yetkisi verilmesinin konunun kilidini açacağını düşünüyorum.

Saygılarımla,

Adem Kuyumcu

Engelsiz Kent Düzenlemeleri ve Engelsiz Turizm uygulamaları danışmanı

Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği Başkanı